II. OSB ÇEVRE ZİRVESİ 24-25 ŞUBAT 2011 TARİHLERİNDE ANTALYA'DA YAPILDI - OSBÜK - OSBÜK

II. OSB ÇEVRE ZİRVESİ 24-25 ŞUBAT 2011 TARİHLERİNDE ANTALYA’DA YAPILDI

28-02-2011

II. OSB Çevre Zirvesi 24-25 Şubat 2011 tarihlerinde Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Nihat ERGÜN’ ün teşrifi ve Çevre ve Orman Bakanlığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı üst düzey yöneticileri ile yaklaşık 100 OSB’den 350 OSB temsilcisinin katılımı ile Antalya’ da yapıldı.
Zirve Programı Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk ve Silah arkadaşları ile 3 Şubat 2011 günü 2 OSB’ mizde yaşanan elim kazalar sonucu hayatlarını kaybeden şehitlerimiz için saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Zİrvenin açılış konuşmasını OSB Üst Kuruluşu (OSBÜK) Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Mahmut YILMAZ yaptı. YILMAZ konuşmasında öncelikle ” Büyük OSB Ailesinin iki önemli üyesi OSTİM ve İVEDİK Organize Sanayi Bölgelerinde 3 Şubat 2011 günü meydana gelen iki ayrı müessif iş kazası dolayısıyla her iki OSB’nin yönetici ve katılımcılarına geçmiş olsun dileklerini sunarak, yaralılara ALLAH’ tan acil şifalar, hayatını kaybedenlere de rahmet diledi”.Mahmut YILMAZ “Ülkemizde en fazla çevre bilincine sahip olan kesimi Organize sanayi Bölgeleri ve OSB yatırımcılarıdır. Çünkü sanayicilerimiz; OSB’lerin her türlü altyapı ve sosyal tesisleri ile başta merkezi arıtma tesisi olmak üzere her türlü çevre yatırımlarını hissesi oranında finanse edeceğini bilerek OSB’yi tercih etmektedir. Bu sebeple, OSB’lerde yatırım yapan ve yapmayı düşünen sanayicilerimizi “ÇEVRE” adına tebrik ediyorum. ” dedi ve Çevre ve Orman Bakanlığının İl Müdürlüklerinin OSB’leri sık sık ziyaret ederek çeşitli cezalar kesmekte olduğundan ve OSB’ler takdir beklerken cezalara muhatap olmaları morallerini bozulduğundan, OSB dışındaki tesisleri emsal göstererek haksız bir uygulamaya maruz kaldıklarını sık sık dile getirdiklerinden ve bu sebeple; hedefin ceza değil sağlıklı çevre olduğuna göre, yatırımcılarının az olması sebebiyle atık niteliği ve miktarı oluşmamış OSB’lere daha anlayışlı yaklaşılmasını beklediklerinden bahsettiler. Zirvenin önemine ilişkin Başkan YIlmaz; ” Türkiye’de 100’den fazla OSB’nin arıtma tesisine kavuştuğunu söyledi. OSB’lerin her yönüyle rüştünü ispat ettiğini söyleyen Yılmaz, OSB’lerin Türkiye’nin gururu ve ülkeye özgü ihracat projesi haline geldiğini ifade etti.
Yılmaz, sayıları 263’ü bulan OSB ailesi olarak, sağlanan desteklerle sanayiciye en modern, ucuz ve yüksek kaliteli çalışma alanları sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Yılmaz “Bugün itibariyle 1 milyonu aşan istihdam sayısını 2 milyon hedefine ulaştırmaya, “Kıskananlar çatlasın” diyerek, milletimize ve ülkemize hizmet yolunda hızla koşmaya, bir yumruk ve tek yürek olarak devam edeceğiz” dedi.
Ayrıca Yılmaz; “Geçen yıl düzenledikleri I. Çevre Zirvesi’nde görüşülen konular arasında bulunan ambalaj atıkları sorununun, verilen sözler ve aradan geçen 370 güne karşın çözüme kavuşturulamadığını ifade etti ve“OSB’ler ülkemizde en çevreci kuruluş olma yolunda canla başla çalışmaktadır. OSB’ler çevre dostudur” dedi. Yılmaz şöyle konuştu;
“Sanayici ile çevre hizmeti veren lisanslı kuruluşları karşı karşıya getiren, açılan pek çok dava ile iş yükü ve yargıyı meşgul eden davaların sone ermesi için, OSBÜK görüş ve önerilerinin de yer aldığı Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğinin en kısa sürede değiştirilmesini bir kez daha arz ve talep ediyoruz”
Yılmaz, OSB mevzuatındaki kurallarla çevreye yönelik titiz uygulamalara karşın Çevre ve Orman Bakanlığı il müdürlüklerinin sık sık OSB’lere ceza kestiklerini de hatırlatarak “Hedef ceza değil sağlıklı çevre olduğuna göre, yatırımcılarının az olması sebebiyle atık niteliği ve miktarı oluşmamış OSB’lere daha anlayışlı yaklaşılmasını bekliyoruz” diye konuştu.
Zirvenin açılış programı, son anda gelişen bir program sebebi ile katılamayan Çevre ve Orman Bakanı Sayın Veysel EROĞLU adına Müsteşar Yardımcısı Sayın Sedat KADIOĞLU yaptığı açılış konuşması ile devam etti. Müsteşar Yardımcısı Kadıoğlu konuşmasında;Sanayicilerden yatırımlarını yaparken çevre ile uyumlu, sürdürülebilir bir anlayışla hareket etmelerini beklediklerini, artık sanayinin çevreye zarar verdiği, çevrenin de sanayiye finansal yükler getirdiği modellerin geride kaldığını söyledi. Çevreyle ilgili konuların tehdit yerine fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini, temiz üretimin işletmelerin ayakta kalmasının tek yolu olduğunu vurgulayan Kadıoğlu, Çevre ve Orman Bakanlığı olarak yalnızca çevrenin korunmasını değil, yeni üretim modelleriyle sanayimizin küresel alanda rekabet edecek güç kazanmasını da önemsediklerinden bahsetti. Kadıoğlu konuşmasına “Sanayicilerimizin daha dikkatli çalışmasını, içinde bulundukları toplum ve çevreye zarar verecek uygulamalardan kaçınmalarını bekliyoruz. Atıksu yönetiminde OSB’lerin önemli avantajları olmasına karşın, kirlilik konusunda daha dikkatli davranılması gerekmektedir. Ambalaj konusunda ise OSB ve sanayilerimize yönelik bila bedel hususu yönetmelik revizyonda ele alınmış olup, taslak yönetmelik Başbakanlığa gönderilmek üzeredir.” sözleri ile devam etti. Kadıoğlu, “Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği” kapsamında sanayinin yoğun olduğu ve tehlikeli atıkların çok üretildiği bölgelerin belirlendiğini kaydetti. Trakya, Marmara, Ege, İç Anadolu ve Doğu Akdeniz bölgelerinde en az bir entegre bertaraf tesisi kurulmasının öngörüldüğünü belirten Kadıoğlu, “Bu kapsamda bakanlığımızca entegre bertaraf tesisi kurulması yönünde başvurular yapılmakta olup, Kula Manisa, Sincan Ankara’da endüstriyel atık entegre bertaraf tesisleri ile İstanbul Anadolu yakasında tehlikeli atık düzenli depolama alanı kurulması çalışmaları devam etmektedir” dedi. Su kaynaklarının korunmasının önemini de dile getiren Kadıoğlu, özellikle havza bazında koruma yapılması yoluyla Havza Koruma Eylem Planları oluşturulmasının zorunluluk olduğunu vurguladı. Kadıoğlu, bu kapsamda, 15 havzada çalışmaların en kısa sürede başlayacağını bildirdi. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın, temiz üretim ve arıtım teknolojilerinin sanayi ve enerji üretim tesislerinde uygulanması için mevzuatın öngördüğü çalışmaları titizlikle yürüttüğünü kaydeden Kadıoğlu, şöyle devam etti; “Ülkemizde çevre politikaları açısından enerji ve endüstri tesislerden kaynaklanan her türlü kirletici emisyonların sürdürülebilir kalkınma ilkeleri de göz önüne alınarak en aza indirilmesi temel gayemizdir. 1 Nisandan itibaren sanayi tesislerinin havza emisyonlarının etkileri, çevre izni kapsamında değerlendirilecektir. Yükselen çevresel kalite standartları, giderek azalan tabii kaynaklar sebebiyle yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanılması gerekmektedir. Sanayicilerimizden yatırımlarını yaparken çevre ile uyumlu, sürdürülebilir bir anlayışla hareket etmelerini bekliyoruz.” sözleri ile konuşmasını tamamladı.
II. OSB Çevre Zirvesi Vali Ahmet Altıparmak’ ın konuşmaları ile devam etti. Antalya Valisi Ahmet Altıparmak, OSBÜK’ün düzenlediği “II. OSB Çevre Zirvesi”ni “olağanüstü” olarak tanımladı. Vali Altıparmak, “Siyasetçisinden bürokratına, vatandaşından, bilim adamına herkese görev düşüyor” dedi. Ayrıca Vali Altıparmak, Antalya OSB’nin, organize çalışan, çevreye duyarlı, planlı ve sağlıklı faaliyetler yürüttüğünü, kendisine gelen bir çok yatırımcıyı da OSB’ye ve serbest ticaret bölgelerine yönlendirdiğini anlattı. Antalya OSB’nin 692 hektar alanda, atık tesisi işleterek 24 saat kontrolünü yaptıran, kimyasal, fiziksel ve biyolojik arıtma sistemini kullandığını belirten Vali Altıparmak, “Çevreci bir organize sanayiye sahip olduğumuzu ifade etmek istiyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Teşrifleri ile II. OSB Çevre Zirvesini onurlandıran Sanayi ve Tİcaret Bakanı Sayın Nihat ERGÜN Zirve Katılımcılarına hitap etti ve Sayın Bakan, OSB’lerde arsası olan sanayicileri kesin bir dille uyardı. ve “Yatırım yapmayanların arsasını geri alacağız” dedi ve Ergün, “OSB’de arsa aldınsa yatırım yapacaksın. Arazilerin kapatılması doğru değil. OSB’lerden kuluçkaya yatmak için arsa alınmaz, yatırım yapmak için arsa alınır” dedi. Ergün şöyle devam etti; “Bir tarafta OSB’de yatırım yapabilmek için yıllardır arsa arayanlar var diğer tarafta 10 yıl önce arsa almasına rağmen üzerine tek tuğla koymayanlar var. Biz buna razı değiliz. OSB yönetimlerinin de buna razı olmaması lazım. Üzerine yatılmış arazileri yatırıma açılmasını sağlayacağız. Gerekirse parasını geri vereceğiz, gerçekten yatırım yapan adama vereceğiz. Bu konuda OSB yönetimlerine de büyük iş düşüyor. Bu arazileri mutlaka yatırımcılara kazandıracağız.” dedi.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Ergün, önümüzdeki süreçte çevre ve enerji dostu ürünler üreten sanayicilerin değer kazanacağını söyledi ve sanayi devriminden itibaren ülkelerin ekonomik gelişmesiyle birlikte önemli çevre sorunlarının da gündeme gelmeye başladığını söyledi. Türkiye’de “Ne pahasına olursa olsun zenginleşmek” fikrinin iflas ettiğini söyleyen Bakan Ergün, “Zenginleşeceğiz ama her ne pahasına olursa olsun değil, başkasının hukukuna zarar vermeden, çevreyi kirletmeden, kuralına uygun bir şekilde” dedi. Bilinçsiz üretim ve tüketim alışkanlıklarının kaynakları tükettiğini, geleceği ise tehdit ettiğini söyleyen Nihat Ergün, Türkiye’nin son yıllarda önemli bir ekonomik büyüme yaşadığını, bu büyüme sürecinde de ülke olarak büyük çevre sorunları yaşanmadığını, bundan da büyük memnuniyet duyduğunu söyledi. Ergün şöyle devam etti; “Hükümet olarak, bu konuda büyük kararlılık gösterdik, bugünümüzü kurtarmak için çalışırken, geleceğimizi tahrip etmedik. Hayatı parçalara ayırmadık, sorunlara bütüncül bir anlayışla yaklaştık, ekonomi, sanayi, eğitim ve sağlıkta büyüme yaşarken, çevreyi, kültürü ve sanatı da ihmal etmedik.” Türkiye’de ilk defa, çevreye karşı işlenen suçların Türk Ceza Kanunu’nun kapsamına alındığını hatırlatan Ergün, “Bizler, kıyametin kopacağını bilsek bile elimizdeki fidanı dikmemiz gerektiğini zihnimize aşılayan bir inanç ve kültür ikliminde büyüdük. Böyle bir toplumun çevre konusunda duyarlı olmasından, kendisine, başka insanlara, başka canlılara, havaya, toprağa ve suya saygılı olmasından daha tabii hiçbir şey olamaz” dedi. Herkesin hayatı ve dünyayı güzelleştirmekle mükellef olduğunu, güzelleştirmek için yapılması gereken ilk işin ise çirkinleştirmemek olduğunu kaydeden Ergün, bu konuda merkezi ve yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmeleri gerektiğini söyledi. Ergün konuşmasında ; çevre sorunlarının kaynağı olarak ilk olarak akla sanayileşme geldiğini ifade etti ve bunun yanlış bir önyargı olduğunu, sanayileşirken çevreyi korumanın mümkün olduğu, nice başarılı örnekler bulunduğunu bildirdi. Tabiatla barışık üretim modelleri geliştirmenin ilk başta maliyetli bir iş olarak gözükebileceğini belirten Ergün, “Milyonlarca, milyarlarca para harcayıp fabrika kuracaksınız; ayrıca bunun yanında çok ciddi paralar harcayıp bir de arıtma tesisi, depolama tesisi kuracaksınız. İlk bakışta bunlar ek külfet ve maliyet gibi görünebilir; ancak sağduyu sahibi herkes, işin aslının hiç de öyle olmadığını bilecektir. Çevrenin ve hayatın korunmadığı bir ortamda; gerçek kalkınmadan ve büyümeden bahsetmek mümkün değildir. Şunu iyice anlamalıyız ki, insanlık, bugün kirlettiği sularda yarın kendisi boğulacaktır, bugün kirlettiği havayı, yarın kendisi soluyacaktır” dedi. Ergün şöyle devam etti;“Sadece üretim ve tüketime, şuursuzca bir kalkınma hedefine odaklanırsak, 20 ya da 30 yıl sonra bırakın üretim yapmak, yaşamak dahi müşkül hale gelecektir. Görünüşte ek külfet gibi görünen çevre yatırımları, orta ve uzun vadede bizlere ve gelecek nesillere yaşam kaynağı olarak geri dönecektir.”Çevrenin korunması konusunda tüketicilerin artık bilinçlendiğini ve özellikle Avrupalı tüketicilerin enerji ve çevre dostu olmayan teknolojik ürünleri kullanmadıklarını kaydeden Ergün, önümüzdeki yıllarda otomotiv gibi stratejik sektörlerin geleceğine de enerji ve çevre dostu modellerin damga vuracağını söyledi. Önümüzdeki 10 yıl içinde, Avrupa’daki her 5 otomobilden birinin elektrikli araç olmasının beklendiğine dikkat çeken Ergün, elektrikli olmasa bile fosil yakıt kullanan ama sıfır emisyon sağlayan motor teknolojisi üzerinde de çalışıldığını bildirdi. Bu yılın başında açıkladıkları Sanayi Strateji Belgesinde yer alan yatay politika alanlarından bir tanesinin “çevre” olduğunu ve bu başlık altında 4 önemli eylemin yer aldığını hatırlatan Ergün, “Zira biz, çevre dostu bir sanayiye dönüşümü, küresel rekabet gücü kazanmak için olmazsa olmaz şartlardan biri olarak görüyoruz” dedi. Ergün, çevre politikaları kapsamında sanayicileri iklim değişikliği konusunda bilinçlendirmeye yönelik çalışmalar yapacaklarını da sözlerine ekledi. Ayrıca Bakan Ergün “OSB’ler planlı sanayileşme için kurulmuş yerler. Ona aykırı bir talebe fırsat vermeyiz, müsaade etmeyiz. OSB yönetimleri bu konuda duyarlı olmalı” dedi.Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, OSB’lerin kalkınmada büyük önem aksettiğini söyledi. Plan değişikliği konusunda OSB yönetimlerinin dikkatli olmasını isteyen Bakan Ergün, “Uygunsuz plan değişiklikleri için bizim önümüze gelmesinler. OSB’ler planlı sanayileşme için kurulmuş yerler. Ona aykırı bir talep ve baskılar bu planlı anlayışı bozacak niteliktedir ve buna fırsat vermeyiz, müsaade etmeyiz. OSB yönetimleri bu konuda duyarlı olmalı” dedi. Yer seçimlerinden itibaren OSB’lerin kuruluşuyla ilgili her aşamada, çevre konusundaki gerekliliklere büyük önem verdiklerini ifade eden Bakan Ergün, özellikle tarım alanları ve su havzalarına yakın bölgelerde çalışmaları çok daha dikkatli bir biçimde sürdürdüklerini söyledi.
OSB’lerde atıksu arıtma tesisleri için kredi sunduklarını ve birçok OSB’ye de proje bazlı destek sağlandığını belirten Ergün, tüzel kişilik kazanmış 263 OSB’nin 94 tanesinin atıksu arıtma sorununu çözdüğünü, bunlardan 43 tanesinin Sanayi Bakanlığı’nın kredi desteği veya kendi imkanlarını kullanarak, 51 tanesinin ise belediyelerin atıksu arıtma tesislerine bağlanarak çözüm ürettiğini ifade etti.
Ergün, 2011 yatırım programında olan 13 OSB’nin de 5 tanesinin bu yıl, diğerlerinin ise gelecek yıl atıksu artırma tesislerini tamamlayarak işletmeye almalarını beklediklerini söyledi.
Söz konusu yatırımların OSB’leri cazip yatırım ortamları haline getirdiğini ifade eden Ergün, “OSB’lerin atıksu ve altyapı işlerinin tamamını kredilendiriyoruz. Kalkınmada öncelikli bölgelerde 15 yıl vadeli, 5 yılı ödemesiz. Bazı bölgelerde 12 yıl, bazı bölgelerde 13 yıl, bazı bölgelerde 11 yıl. 10 yıldan aşağı yok, en fazla yüzde 6 faizli olan var. Faizi yüzde 3, yüzde 1 olan var. Arıtma tesisi kredisi, nerede var bu, babası oğluna vermez” diye konuştu. Bakan Ergün Ankara’daki OSB’lerde yaşanan patlamaların ardından OSB’lere yönelik sert eleştirilen getiren Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’e isim vermeden yüklendi. OSB’lere sahip çıkan Bakan Ergün, “Zamanında Ostim ve İvedik OSB için “Adam lazımsa adam yaparız” diyenlerin bugün böyle elim bir kazanın sonrasında haksız eleştiriler yöneltmeleri doğru değil” dedi.Ergün şöyle devam etti;““Biz istiyoruz ki OSB’lerde her iş kuralına uygun olsun. Bir OSB yanlış yaparsa bütün OSB’lerin imajını bozar. İş kazaları zaman zaman olur, ama bunları kamuoyunda tartışırken mecra dışında tartışmanın bir manası yok. Teknik ekipler çalışsın. Kusur ortaya çıksın. Kusurun karşılığı da kusurlu olana verilecektir. Yanlış yapılmışsa, yanlışın üstüne muhakkak gidilmesi lazım. Ama teknik rapor açıklanmadan, yanlış bilgilerle olaya yaklaşmak kimseye fayda vermez.” OSB’ler iş güvenliği için yapılacak yatırımların rekabet gücünü azaltacak yatırımlar olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Bakan Ergün, Ankara Ostim ve İvedik OSB’de yaşanan kazaları hatırlatarak “Bir iş güvenliği hatasından kaynaklanan kazalar sonucu rekabet gücümüzü, insanlarımızı kaybediyoruz. Değer mi? Neden bu hatalar çıktı? İhmal mi var? Bunlar teknik araştırma sonucu ortaya çıkacak” diye konuştu. Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, genel seçimlerin geride kalmasıyla birlikte, Türkiye’nin kredi notunun güvenle yatırım yapılabilir seviyeye çıkacağına inandığını söyleyerek sözlerine son verdi.
Zirvenin açılış konuşmalarının ardından OSBÜK Yönetim Kurulunun Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanarak uygulanmaya başlanan ve “çevreye kirletici etkisi olan tüm sanayi tesislerinin çevre izin ve lisans başvurularının bütüncül bir yaklaşımla, internet üzerinden, hızlı, doğru, akıcı, şeffaf ve kolay bir şekilde yapılabilmesi için tasarlanmış çevrim içi çevre izinleri projesi” dolayısiyle Çevre ve Orman Bakanlığına ve OSB’lerde yapılan çevre yatırımları ve özellikle merkezi arıtma tesislerinin yapılmasında maddi ve manevi destekleri sebebiyle Sanayi ve Ticaret Bakanlığına özel ödül verilmasi kararı gereği Ödül konularına ilişkin kısa film gösterilerinin ardından ödüller takdim edildi.
Zirvenin açılış programı Vakıfbank ve OSBÜK arasında OSB ve OSB yatırımcılarına ilişkin hizmet protokolünün imzalanması ile son buldu.
Zirvenin açılış programı ve öğle yemeğinin ardından Başkanlığını Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Sayın Sedat KADIOĞLU’ nun yaptığı “POLİTİKA, MEVZUAT VE SORUNLAR” konulu Oturuma geçildi.
Oturumun panelistleri; PLANLI KALKINMADA OSB’LERİN YERİ konulu sunumu ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Şube Müdürü Sn. Kemal Devrim OĞUZ, SANAYİ STRATEJİ BELGESİ VE ÇEVRE konulu sunumları ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Sanayi Genel Müdür Yardımcısı Sn. Zühtü BAKIR, ÇEVRE MEVZUATINDA OSB’LERİN YERİ VE ÖNEMİ konulu sunumları ile Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Sn. Eyüp YAHŞİ, ÜST ÖLÇEKLİ PLANLAR İLE YERSEÇİMİ İLİŞKİSİ konulu sunumları ile Çevre ve Orman Bakanlığı Şube Müdürü Sn. Sedat YILMAZ, OSB’LERİN ÇEVRE SORUNLARINA GENEL BAKIŞ konulu OSBÜK Bölge Müdürleri Komisyon Başkanı Sn. Ali İhsan KARAMANLI sunumlarını yaparak OSB Temsilcilerin sorularını cevaplandırdılar.
Zirvenin ikinci günü Başkanlığını “ÇEVRE İZNİ, DENETİMİ VE OSB” konulu Oturum ile başladı Oturumun panelistleri; ÇEVRE İZNİ, ÇEVRE GÖREVLİSİ ve UYGULAMA konulu sunumu ile Çevre ve Orman Bakanlığı Şube Müdürü Sn. Yalçın KARACA, OSB’LERDE ÇEVRE DENETİMİ konulu sunumu ile Çevre ve Orman Bakanlığı Şube Müdürü Sn. Halil İbrahim YÖRÜBULUT, ÖLÇÜM, İZLEME ve OSB konulu sunumu ile ÖLÇÜM, İZLEME ve OSB Çevre ve Orman Bakanlığı Daire Başkanı Sn. Kemal ÜNSAL, OSB’ LERDE ÇEVRE YÖNETİM SİSTEMİ konulu sunumu ile Gebze OSB Çevre Mühendisi Sn. Zeynep Gül KARAMANLI sunumlarını yaparak OSB Temsilcilerin sorularını cevaplandırdılar.
İkinci günün II. Oturum Başkanlığını Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali KINACI yaptı ve oturumun panelistleri; HAVA KALİTESİ YÖNETİMİ konulu sunumu ile Çevre ve Orman Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Sn. Dr. Mustafa ŞAHİN, SU KALİTESİ YÖNETİMİ konulu sunumu ile Çevre ve Orman Bakanlığı Şube Müdürü Sn. Recep AKDENİZ, ATIK YÖNETİMİ konulu sunumu ile Çevre ve Orman Bakanlığı Daire Başkanı Sn. Mahir ERDEM, KİMYASALLARIN YÖNETİMİ konulu sunumları Çevre ve Orman Bakanlığı Daire Başkanı Sn. Kemal DAĞ, OSB’LERDE ÇED UYGULAMALARI konulu sunumları ile Çevre ve Orman Bakanlığı Şube Müdürü Sn. Ayla KÜÇÜK sunumlarını yaparak OSB Temsilcilerin sorularını cevaplandırdılar.
II. OSB Çevre Zirvesi Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sayın Doç . Dr. Yavuz CABBAR, Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sedat KADIOĞLU ve OSB Üst Kuruluşu Yönetim Kurulu adına Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa YAĞLI’ nın Zirve yi değerlendiren konuşmaları ve aile fotoğrafının çekilmesi ile son buldu.