lll. OSB MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM ZİRVESİ TAMAMLANDI - OSBÜK

lll. OSB MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM ZİRVESİ TAMAMLANDI

29-09-2017

Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) tarafından düzenlenen III. OSB Mesleki Teknik Eğitim Zirvesi yoğun bir katılımla Sivas’ta gerçekleştirildi. 80 İl’den çok sayıda OSB temsilcisinin, eğitim ve iş dünyasının önemli isimlerinin katıldığı zirveye Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz ve OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü de iştirak etti.

Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi’nin açılışında konuşan OSBÜK Başkanı Memiş Kütükcü, mesleki eğitimin Türkiye’nin en önemli meselesi olduğunun altını çizdi. Türkiye’de her 100 gençten 27’sinin ne okuduğunu ne çalıştığını vurgulayan Kütükcü “15-29 yaş grubundaki 18 milyon kişiden 5 milyona yakını eğitimde de yok, üretimde de. Bizim bu insanları bir an önce üretime dahil etmemiz şart” şeklinde konuştu. Türkiye’de her gencin her sabah kendisini uyandıracak bir amaca, bir motivasyona ihtiyacı olduğunu da kaydeden Kütükcü, gençlerini iyi bir mesleki eğitim sistemi ile eğiterek üretime dahil eden bir Türkiye’nin önünde kimsenin duramayacağını ifade etti.

OSB’lerden 301 OSB’de 301 teknik kolej projesine tam destek

Kütükcü, bakanlığın 301 OSB’de 301 teknik kolej projesini de desteklediklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile Milli Eğitim Bakanlığımızın destekleriyle biz bu kolejleri OSB’lerde kurarak, başarılı bir noktaya taşımak istiyoruz. 56 yıldır Türkiye’nin üretimine güç veren OSB’ler artık mesleki eğitim konusunda da Türkiye’de rol model olacak. Biz hem devlet hem de özel sektör olarak eğitime sürekli olarak yatırım yapmak zorundayız. Eğitime yapılan yatırım asla heba olmaz. Makine alırsınız demode olur, fabrika yaparsınız eskir ama insana yaptığınız yatırım ülkeye nitelikli kalkınmayı getirir.”

Geleceğin güçlü Türkiye’si

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü de, ekonomik kalkınmanın sırrının becerilerde saklı olduğunu belirterek, “Bizim bütün gayretimiz; becerikli ve donanımlı insan sermayesini, ekonominin, sanayinin ve teknolojinin hizmetine sunmak olmalıdır. Bu nedenle, sanayinin gelişmesinde Mesleki ve Teknik Eğitim’in sistemdeki etkinliğinin artması, bir zaruret olarak ele alınmalıdır. Bu açıdan bakıldığında; Mesleki ve Teknik Eğitim, bizler için vazgeçilmez bir misyonu yerine getirmektedir. Hızla kalkınan ve sanayileşen ülkemizde, kalkınmanın en etkili ve en temel aracı, hiç şüphesiz Mesleki ve Teknik Eğitim olacaktır. Toplumun, ekonominin ve sanayinin ihtiyaçlarına göre teşekkül etmeyen bir eğitim sistemiyle, geleceğin güçlü Türkiye’sini kuramayız. Sadece okula bağımlı bir eğitim sistemiyle, kalifiye eleman yetiştiremeyiz. Bu nedenle, okul ve iş yeri, ortaklaşa görev ve sorumluluk almalıdır. Bu anlamda, Milli Eğitim Bakanlığımızın, OSB’ler içinde veya dışındaki okullara verdiği desteği çok önemli bir adım olarak görmekteyim. Bu destek; milli eğitim politikalarıyla sanayi politikalarının eş güdümü açısından da büyük önem arz etmektedir. Bilgi üreten, teknoloji geliştiren, sanayinin nitelikli istihdam ihtiyacını karşılayan bir milli eğitim politikasını, hayata geçirmek durumundayız” dedi.

Mart ayında, Milli Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokolü hatırlatan Özlü,”Bu protokole göre; OSB içinde açılacak Teknik Kolejlere, hiçbir alan ayrımı yapmadan, 4 bin 270 lira eğitim-öğretim desteği veriyoruz. Bir diğer sevindirici uygulama ise, devletimizin özel sektörde staj yapan öğrencilere verdiği maaş desteğidir. Staj yapan, 1 milyon 165 bin meslek lisesi öğrencisi, aylık 421 lira maaş almaktadır. Bunun 280 lirasını devlet, 140 lirasını işletme karşılamaktadır. Devletimiz bu öğrencilere, son 6 ayda 196 milyon lira maaş, 86 milyon lira sağlık primi ödemesi yapmıştır. Biz bakanlık olarak, Milli Eğitim Bakanlığımızla koordinasyon içinde çalışmaya devam edeceğiz. Hedefimiz, 301 Organize Sanayi Bölgemizin tamamında, Mesleki ve teknik eğitim veren kolejler açmaktır. Bu okulları kurarken, sanayicilerimizle ve OSB yönetimleriyle uyum içinde olacağız. Atölye ve laboratuvar öğretmenlerimize, işbaşı eğitimleri vereceğiz. OSB’lerde çalışanlara, meslek geliştirme ve uyum kursları açacağız. Yine OSB’lerde açılacak teknik kolejlerin bina yapım işlerini, kredilerle destekleyeceğiz” diye konuştu.

“Her gencimizin koluna ‘altın bilezik’ takmamız gerekiyor”

Her gencin bileğine, ‘en az bir tane altın bilezik’ takmak gerektiğinin altını çizen Bakan Özlü, “Bu da ancak mesleki eğitimle, meslek okullarıyla ve teknik kolejlerle mümkün olabilir. Bizim bu noktada en temel çabamız, ‘zekayı ürüne dönüştürmek’ olmalıdır. Hepimiz, farklı özelliklerle, farklı yeteneklerle dünyaya geliyoruz. Eğitim sistemimizin; bu farklılıkları desteklemesi, bu farklılıklardan bir sinerji üretmesi gerekiyor. Farklılıkları destekleme sürecinde, Teknik Kolejlere çok önemli bir misyon düşmektedir.

Türkiye’de mesleki eğitim ile istihdam arasındaki fonksiyonel ilişkiyi güçlendirmek zorundayız. Bunun için, işgücü piyasasındaki arz ve talep uyumsuzluğunu gidermemiz gerekmektedir. Kalite odaklı çözümlerle, bu sorunun üstesinden gelebiliriz. Teknolojideki hızlı değişimle birlikte ortaya çıkan bilimsel ve teknik alanlar, kaliteli bir mesleki eğitimini zorunlu kılmaktadır. Bundan sonra en büyük gayretimiz, mesleki eğitimde kalite olacaktır. Diğer yandan, meslek liselerinin imajını da olumlu yönde pekiştirmemiz şarttır.

Mesleki eğitimin toplumsal algısını düzeltecek her türlü düzenlemeyi, vakit kaybetmeden hayata geçirmeliyiz. Okul ve sanayi işbirliğinin kanallarını sonuna kadar açık tutmalıyız” ifadelerini kullandı.

“Yıllarca ‘Ali topu tut’ fişleriyle büyüdük”

Türk sanayisinin iyi yetişmiş, işinin ehli, donanım sahibi elemanlar talep ettiğini aktaran Özlü, “Bu ihtiyacı karşılamak ve sanayinin hizmetine sunmak, bizlerin boynunun borcudur. Biz bakanlık olarak tüm OSB’lerde, Teknik Kolejler açmak için, bütün kaynaklarımızı sonuna kadar seferber edeceğiz. Milli Eğitim Bakanlığımızla eş güdüm halinde olacağız. Teknik liseler seferberliğinde birlikte, uyum içinde hareket edeceğiz. Tüm bunları yaparken, işe çocuklarımızdan başlamak, bilimi ve teknolojiyi onlara sevdirmek, benimsetmek durumundayız. Biz yıllarca ‘Ali topu tut’, ‘Ayşe ip atla’ fişleriyle büyüdük. Tamam, Ali topu tutsun, ama Ali aynı zamanda robot yapsın. Tamam, Ayşe ip atlasın, ama aynı zamanda yazılım da üretsin” dedi.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz ise meslek eğitiminin memleket meselesi olduğunu söyledi. Mesleki eğitimin ülkenin hedeflerine ulaşması için şart olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Mutlaka mesleki eğitim olacak ama nitelikli olacak. Ülkenin sürdürülebilir kalkınması için de olması için mesleki eğitim olmazsa olmaz” dedi.

“Tematik liseler açıyoruz”

Eğitimin Türkiye’nin gündemine alındığı takdirde ülkenin yarınının bugününden daha iyi olacağını dile getiren Yılmaz, “Mesleki eğitimi daha iyi yapmak için tematik liseler açıyoruz. Bu yıl 12 ilde 19 tematik meslek lisesi açtık. Ankara, İstanbul, Rize illerinde toplam 8 mesleki ve teknik orta öğretim okulumuz, sivil havacılık yer hizmetleri konusunda eğitim vermeye başladık. 12 ilimizde 13 mesleki ve teknik eğitim okulumuzda da madencilik eğitimi vermeye başladık. Bunlardan Sivas’ta da iki tane var. Bu yıl ilk defa mesleki ve teknik eğitim okullarının performanslarını izleyeceğiz. Kriterleri belirlendi. Her okula bir karne vereceğiz ve başarılı olanları da ödüllendireceğiz. Öğrencilerimize beceri ve staj için kapılarını açan işletmemize devlet desteği veriyoruz. Bu daha önceden yoktu. Biz geldikten sonra kanunu çıktı. Meslek lisesi mezunlarına teknisyen ünvanını veriyoruz. Öğretim programlarımızı yeniledik. Organize Sanayi Bölgelerinde açılan meslek liselerine devlet teşviki veriyoruz, 4 bin 270 ile 6 bin 900 lira arasında. Hangi alanlara destek vereceğimizi Bakanlar Kurulu kararıyla belirliyoruz. 27 alanda destek veriyoruz, 59 okula destek verdik. Bu 59 okulda da 30 bin 579 öğrenci de eğitim görüyor. Mesleki eğitimde olan öğretmenlerimizin kendi alanlarındaki yabancı dillerini geliştirmelerini istiyoruz. Bu amaçla İngiltere’ye bu yıl 64, gelecek yıl da 100 meslek öğretmenini dil için gönderiyoruz. 81 ilimize gerek sektör temsilcileriyle gerekse üniversitelerimizle protokoller yapıyoruz ki kendi mesleki öğretmenlerimizi eğitelim diye. Bu yıl 10 bin öğretmenimizin eğitimini planladık. 6 binini bu ana kadar gerçekleştirdik, geri kalanını da yıl sonuna kadar tamamlayacağız. Çıraklık eğitimini zorunlu eğitim kapsamına aldık. 76 bin olan çıraklığa giden öğrenci sayımız 117 bine çıktı” diye konuştu.

Yılmaz, mesleki eğitime 13 milyardan fazla bütçe ayrıldığını aktararak, “Beşeri sermayeyi nitelikli kılan diğerlerinden bir adım öne geçiren eğitimdir. Eğitimsiz beşeri sermaye niteliksizdir. Yani size katkı ve katma değer sağlamaz. Eğitimizin iyi dediğimizde beşeri sermayemize güveniyoruz. Eğitimin amacı toplumunu refah toplumuna götürmek. Türkiye’nin eğitimi iyi bir yerde. Eksikliklerimiz var mı? Var. Daha iyi olmasını istiyor muyuz? İstiyoruz” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından panele geçildi. Gün boyu süren panelde MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Osman Nuri Gülay, İŞKUR Genel Müdürü Cafer Uzunkaya, MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Kemal Şamlıoğlu, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürü Yaşar Öztürk, MEB Okulları Daire Başkanı Mehmet Baran, Özel İkitelli Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Rasim Arslan, ENKA Müdürü Hüseyin Kayan, ASO Teknik Koleji Müdürü Mustafa Daşcı ve MOSTEM Okul Müdürü Mehmet Yiğitkanlı mesleki teknik eğitim, mevcut uygulamalar, beklentiler ve hedeflerle ilgili sunumlar yaptı.